Merhaba, uzun zamandan sonra yeni bir paylaşımla geldim… Üstelik derin arşivden bulduğum bu iki videoyla… Özlemekten vazgeçemediğim şehir Adana her daim burnumda tütüyor, orası ayrı mesele! Bu paylaşımımda ise sizinle şimşeklerin peşinde olduğum o geceyi paylaşmak istiyorum. 10 ekim 2015 tarihinde deli bir yağmur bastırmıştı. Ard arda çakan şimşekler gecenin tüm karanlığını güneşin ışıkları gibi yarıyordu adeta.

Neyseki önüm de açıktı, Atatürk parkının oradaki meydanı görüntüler bir pozisyondaydım. Hava soğuğa bir hayli yakındı… İnat ettim şu şimşekleri yakalamaya… ne zaman çakacakları da belli değildi. Ama o kadar çok şimşek ard arda çakıyordu ki.. E tabi şimşeği fotoğraf çekerek yakalamak elbette ve neredeyse imkansıza yakın! Özellikle telefon kamerasıyla. Sonra aniden aklıma  video çekmek geldi… İnat ettim gece saat 02:44 ve 03:16 aralığında farklı dakikalarda 4 5 farklı video çektim..

Çoğunda şimşekleri yakalayamadım. Çünkü videoyu çektiğim sırada şimşekler çakmıyordu. Tam videoyu çekiyorum şimşek yok. Tam kapatıyorum şimşek başlıyor derken deneme yanılma ve inatla çektim farklı videolar… Ve neyseki iki videoda bunu başardım. Kamerayla kendisini çekmeye çalıştığımı farketmiş olsa gerek! Yoksa böyle bir pozu neden versin ki ?  Şimşeğin en yoğun en güçlü hali bana poz vermeye hazır bir edayla kendini bu videoda ölümsüzleştirmek istedi sanırsam! Zira şimşekler ışık hızında yaşarlar.

 

Aslında videolar değil kayda değer olan… Keza tamda şimşeğin çaktığı o ışık patlamasının olduğu anlar önem arz ediyordu benim için…. Bu nasıl bir güç.. Bu nasıl bir ışık… O kilometre kare içinde böylesine bir ışığı sadece bir şimşek verebilirdi… Öylesine güçlü bir ışık kaynağı yapılabilir miydi ki ?